Derneğimizin Bingöl Depremleri Açıklaması

AFAD verilerine göre dün akşam saatlerinde (14.06.2020 17:24:27) ve bugün sabah saatlerinde (15.06.2020 09:51:29) Merkez üssü Bingöl Karlıova bölgesinde sırasıyla moment magnitüdü (Mw) 5.7 ve 5.6 olan 2 deprem meydana gelmiştir. Deprem, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Yedisu-Karlıova arasında kalan segmenti üzerinde meydana gelmiştir. Depremlerin derinliğinin sığ olması sebebiyle (~7-8 km) Bingöl başta olmak üzere Erzincan, Erzurum, Tunceli, Muş, Bitlis illerinde şiddetli bir şekilde hissedilmiştir. Depremde ilk belirlemelere göre bahsedilen fay zonu üzerinde yer alan köylerde yaşamını yitiren 1 vatandaşımız ve yaralanan vatandaşlarımız bulunmaktadır.

Bu depremle birlikte Elazığ Sivrice’de 24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremden sonra bölgede deprem yeniden kendisini hatırlatmış, Doğu Anadolu Bölgesi’ne bir uyarı yapmıştır. Deprelerin bu sefer Kuzey Anadolu Fay Zonu ile Doğu Anadolu Fay Zonu’nun kesiştiği ve üçgen birleşme kavşağı (triple junction) olarak tabir edilen bölümüne çok yakın bir bölgede ve bu sefer Kuzey Anadolu Fay Zonu’nunda yer alması bölgenin deprem aktivitesini bize tekrar hatırlatmış ve uyarmıştır. Hali hazırda var olan bilimsel yöntem ve verilerle bu depremlerin bölgede meydana gelecek daha büyük bir depremin habercisi olduğu konusunda kesin bir bilgi sunmak mümkün değildir. Bu durum, jeolojik ve tektonik açıdan sismik aktivitenin yüksek olduğu depremler yaşayabileceğimiz tüm bölgeler için geçerlidir. Deprem mühendisliğinin temel amacının bir sonraki depremin yer ve büyüklük kestirimi olmadığını, bilimsel olarak bunun zaten mümkün olmayacağını ifade etmek istiyoruz. Bu nedenle asıl hedeflerinin, bilimsel ve teknik yaklaşımlar ile olası deprem hasarlarının en aza indirilmesi ve uzun vadede büyük depremlerde de can kaybı olmaması yönünde ilerleme sağlamak olduğunu, kısaca depremler meydana gelmeden önce gerekli önemleri mutlaka alınması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

Ülkemiz olarak geçmişte yaşanan bu tür acı tecrübeleri yeniden yaşamamak için yerine getirmemiz gereken çok sayıda ödev bulunmaktadır. Mevzuat, kurumlaşma politikaları, toplumsal bilinçlenme ve teknoloji uygulaması alanlarında yapılacak çok işimiz vardır. Bir kısmı başlatılmış olan bu ödevlerin hız kesmeden devam ettirilmesi, ülkemizi afetlere karşı daha dirençli hale getirecektir. Her zaman büyük depremleri yaşayabileceğimiz gerçeğinden hareketle, her afetten sonra yara sarma anlayışı yerine, bilimin ve tekniğin yardımıyla yerine getirilecek olan asli görev ve sorumlulukların deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklı olduğu unutulmamalıdır.

2009 yılında kurulduğu günden bu yana depremler konusunda disiplinler arası katılımla hem ulusal hem de uluslararası platformlarda ülkemizi temsil eden sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği, ülke çapında deprem zararlarının azaltılması amacıyla faaliyette bulunan meslek insanlarını bir araya getiren bir sivil toplum kuruluşudur. Bünyesinde deprem mühendisliği konularında çalışmalar yapan araştırmacı ve uygulamacı olan mühendisleri, yer bilimcileri, mimarları, plancıları, iktisatçıları ve sosyal bilim uzmanlarını barındırmaktadır. Dernek olarak, ülkemizde deprem güvenliği ağlamaya yönelik tüm çalışmalarda ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu belirtiyor, bu tür felaket tecrübelerinin ülkemizde ve dünyada tekrar yaşanmamasını temenni ediyor, Bingöl özelinde vefat eden vatandaşlarımıza başsağlığı diliyor ve yaralı vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor acil şifalar diliyoruz.

Saygılarımızla,
TDMD Yönetim Kurulu